top of page

nedir?

“Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Öte yandan, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır.”

-Milan Kundera

 

Günümüzde neoliberal düzenin dayattığı aralıksız üretim ve tüketim çarkları içinde her şey hızlanıyor ve hiç kimse durmuyor. Hayatın her alanını kuşatan piyasa mantığı; fikirleri, anıları, hatta zamanın kendisini bile hızla alınıp satılabilen birer nesneye dönüştürüyor. Yaşanan amansız şeyleşme süreci, insanı kendi deneyimlerine ve varoluşuna giderek yabancılaştırıyor. Artık bir haber zaman akışında yalnızca üç saniye tutunabiliyor, bir fikir tek bir başlığa sığmıyorsa okunmaya değer bulunmuyor. Düşünmenin kendisi bile giderek bir tür verimsizlik, kar ve performans odaklı döngüye entegre edilemeyen bir zaman kaybı gibi algılanır oldu. Çünkü düşünmek yavaş bir eylemdir, getirisi belirsizdir, bir ekranı parmakla kaydırır gibi hızlıca ve kolayca tüketilemez.
 

Notepizot baş döndürücü hızın mutlak bir panzehiri ya da yabancılaşmadan tamamen yalıtılmış bir sığınak değil. Aksine aynı akışın, aynı ekranların ve aynı sabırsızlığın tam içinden yazılıyor. Ancak burada yapılan eylem, bitmek bilmez akışa kolayca yutulacak yeni bir içerik daha fırlatmaktan ziyade hepimizin şöyle bir bakıp geçtiği şeylerin önünde durmak ve onlara uzun uzun bakmak...
 

Bir haber, bir film, bir kelime veya sıradan bir olay... Çoğu zaman hepsinin yanından hızla geçip gideriz. Oysa her birinin altında, ilk bakışta kavranan anlamın hemen gerisinde, çoğunlukla fark etmediğimiz bambaşka bir derinlik yatar. Notepizot gölgede kalan kısımla ilgileniyor. Bir olgunun görünen yüzü ile gizlediği gerçek arasındaki boşluğun, herkesin son derece doğal saydığı durumların aslında ne denli tuhaf olduğunun, bir kavramı söküp içine baktığımızda karşımıza çıkanların peşine düşüyor.
 

Bu satırlar hızla tüketilmek için değil, üzerinde durulup düşünülmek için kaleme alındı. Asıl amaç salt bilgi aktarmak da değil. Okuduğunuz bir metnin sonuna geldiğinizde etrafınıza artık eskisi gibi bakamıyorsanız, harcanan çaba amacına ulaşmış demektir.
 

Yavaşlayan insan anımsar, hızlanan insan ise unutur. Notepizot aynı sebeple yavaş bir mecra. Anımsamak, sürekli daha fazlasını talep eden tüketim rejiminin yarattığı sersemlikten sıyrılmak, kendimize dönmek ve dünyayı gerçekten görebilmek ancak durduğumuzda mümkündür.

iletişim için.

bottom of page